Yaşam Koçluğu: Aile ve Öğretmenler Koçluk Araçlarından Faydalanmalıdırlar

Yaşam Koçluğu ve Eğitim

Köken olarak eğilip bükülmek anlamı içeren eğitmek kelimesi yüzyıllar boyunca ülkemizde ve hatta tüm dünyada ortak değerler göz önünde bulundurularak her bireyin doğmasından ölümüne dek olan öğrenilmiş bilgi birikimleri anlamına gelmektedir. Yaşam Koçluğu işte tam bu noktada öğrenilen bilgilerin gerçek hayat problemlerinin çözümünde önemli araçlara sahiptir.

Yaşam Koçluğu Programı Aile Eğitimi İçin Çok Önemlidir.

Yukarıda bahsedilen eğitim işini yapan kişilere ise eğitimci adı verilmektedir. İnsan hayatında aslında herkes bir eğitimcidir. Kişinin doğumundan okul yaşantısına geçişine kadar aldığı eğitim aile eğitimidir. Ve özellikle bilinmelidir ki kişinin kişilik değerlerinin sosyal yaşantısının dünya kurallarına ve ülkesine saygılı bir birey olmasında bu aile öğrenimi çok önemlidir.

Öğrenim Hayatı ve Koçluk

Başta anneler olmak üzere ailede yaşayan tüm bireyler yeni bireyin öğrenim hayatının başlangıcında çok etkilidirler. Kişi okula gitme çağına geldiğinde ise bu aile eğitimi yerini daha profesyonel kişiler olan eğitimcilere yani öğretmenlere aktarılır. Bu nedenle aile için bir koçluk çalışması okul öncesi dönemde büyük bir önem arz etmektedir.

Eğitimcilerin en iyi yaptıkları görev ise kişinin eğitim olgusunun hangi yöntemden geçtiğini saptamaktır. Kimi kişiler öğrenme olgusunu görsel algılarla daha iyi kavrarken; kimi kişiler ise duyusal kavramlarla, kimi çizgisel kavramlarla daha ne algılayabilmektedir. İşte eğitimci adını verdiğimiz kişiler bu olgulara yön veren, kişilerle birebir iletişim kurarak bunu saptayan kimselerdir. İşte burada koçlar eğitilen kişilerin temsil sistemlerini dikkate alarak hareket ederler. Bu anlamda öne çıkan önemli bir konuda öğrenci koçluğu programıdır.

Okul Döneminde Koçluk Çalışmaları

Özellikle okullarda, kalabalık kitlelere hitap eden öğretmenler kişi çokluğunda her bir birey için bunu tek tek uygulamaktadırlar. Eğitim zorluğu ise işin tam burasında ortaya çıkmaktadır. Dersin içeriğine bakmaksızın öğrencinin algılama yeteneğini saptamak öğretmenin öncelikli görevidir.

İşini tam ve nitelikli şekilde yerine getirmek isteyen bir öğretmen ancak ve ancak algı yönetimini sağladıktan sonra branş çalışması yapmalıdır. Sizler de takdir edersiniz ki bir öğretmenin en iyi ve en düzenli işi yapmış olduğu branş ile ilgili tüm bilgi birikimini öğrencisine en doğru şekilde aktarmaktır.

Bu bağlamda bakıldığında ise bu aşamada okul, eğitimci kişiler, öğretmenler kadar da öğrenciye ve akabinde de öğrenci velisine de iş düşmektedir. Öğrencinin eğitim kurumuna devamlılığı, ödev takibi, günlük ders tekrarı gibi olguları aile gözetimi altında olmalıdır. Günümüzde bu konuda öğrenci koçları büyük bir boşluğu doldurmaktadırlar.

Kurallı, anlamlı ve en önemlisi nitelikli eğitimin temelinde aile eğitimi temelinde yatan kişisel eğitim kurallara uyma gibi alışkanlıklar da yer almaktadır. Bu noktadan hareketle koçluk araçları aile ve öğretmenler tarafından etkili bir şekilde kullanılmalıdır.

Yorum yapın